Christie’s New York’un 2 Haziran 2026 tarihli Old Masters satışına çıkan siyah giysili ve beyaz fırfır yakalı erkek portresi, tek bir tablonun teknik inceleme sonrasında bile nasıl farklı hükümler doğurabildiğini gösterdi. Müzayede evi 53 × 43,2 santimetrelik tuvali ‘El Greco’ya atfedilen’ eser olarak katalogladı; 500–700 bin dolarlık revize tahminle sunulan tablo, 500 bin dolar çekiç fiyatına, alıcı primiyle yaklaşık 635 bin dolara satıldı.nnKompozisyon El Greco’nun 1577’de Toledo’ya yerleştikten sonra geliştirdiği erkek portresi tipine yakın: koyu ve nötr zemin, siyah giysi, yüzü çerçeveleyen beyaz yaka ve doğrudan izleyiciye yönelen yoğun bir bakış.
Kızıl-kahverengi hazırlık zemini üzerine ince ve kuru dokunuşlarla kurulan yüz ile tek tek belirtilen sakal kılları, eseri savunan uzmanların başlıca dayanakları arasında. Kızılötesi reflektografi de kulakta bir fikir değişikliğini ve göz, burun, ağız çevresindeki özgüvenli ilk boya katmanlarını gösteriyor.nnFakat tablonun geçmişi tartışmayı karmaşıklaştırıyor.
Restoratör John Brealey’in elindeyken 1970’te Prado direktörü Xavier de Salas’a gönderilen fotoğrafta, modelin boynunda sonradan eklendiği anlaşılan bir zincir ve kolye vardı. Salas yalnızca bu fotoğrafa bakarak eserin El Greco olmadığını, ağır biçimde restore edilmiş ya da sahte olabileceğini düşündü; José Álvarez Lopera da fotoğrafı reddedilen eserler dosyasına koydu.
Zincir daha sonraki bir restorasyonda kaldırıldı, ancak yüzeyde dudak ve kulak çevresinde hâlâ kayıp ve yeniden boyama izleri bulunuyor.nnGüncel uzman görüşleri de birleşmiş değil. Prado uzmanı Leticia Ruiz Gómez tabloyu, röntgeni ve kızılötesi görüntüleri inceledikten sonra El Greco’ya ait olmadığı kanaatini koruyor ve hazırladığı katalog raisonné’de reddedilenler bölümüne almayı planlıyor.
Buna karşılık Keith Christiansen ile Guillaume Kientz eseri bizzat ve teknik görüntülerle inceleyerek sanatçının elinden çıktığını savunuyor; tarihleme önerileri 1570’lerin sonu ile 1580’ler arasında değişiyor. Bu nedenle satış sonucu bir kesinlik ilanı değil, atribüsyonun belge, yüzey tarihi, teknik görüntüleme ve uzman bakışı arasında sürekli yeniden kurulduğunu gösteren yeni bir aşama.